Dictionary, Free Dictionary - MyDictionary.net

Turkish Dictionary, English Turkish Dictionary

Definition of " reserve " in Turkish Dictionary
Direct results
English » Turkish
reserve Hear the Pronunciation! {rı'zɜ:rv}
  • {N} yedek, stok, ihtiyat, fon, korumaya alınmış arazi, ön koşul, şart, rezerv, kaynak, çekingenlik
  • {V} ayırmak, tutmak, ayırtmak, rezerve ettirmek, hakkı saklı tutmak, ertelemek, sonraya bırakmak
Indirect results
English » Turkish
all rights reserved
  • {PHR} her hakkı saklıdır
Can I reserve a hotel room here?
  • {PHR} rezervasyon: Burada bir otel odası rezervasyonu yapabilir miyim?
central reserve
  • {N} orta şerit
copyright reserved
  • {PREP} telif hakkı saklıdır
I reserved a double bed, but I got a twin.
  • {PHR} ikiz: Çift kişilik yatak rezervasyonu yaptırmıştım ama odamda ikiz yatak var.
I would like to reserve a seat in the non-smoking section.
  • {PHR} sigara: Sigara içilmeyen bölümde koltuk rezervasyonu yaptırmak istiyorum.
I would like to reserve a seat in the smoking section.
  • {PHR} sigara: Sigara içilen bölümde koltuk rezervasyonu yaptırmak istiyorum.
I'd like to reserve a deck-chair.
  • {PHR} koltuk: Güvertede bir koltuk rezervasyonu yaptırmak istiyorum.
I'd like to reserve a seat on this plane.
  • {PHR} ayırtmak: Bu uçakta yer ayırtmak istiyorum.
I'd like to reserve a table for tonight.
  • {PHR} rezervasyon: Bu akşam için rezervasyon yaptırmak istiyorum.
I'd like to reserve a table for two.
  • {PHR} ayırtmak: İki kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.
in reserve
  • {ADV} yedek olarak
life preserver {'laıfprı,zɜ:rvər}
  • {N} cankurtaran malzemesi, topuzlu baston
Please reserve the next flight to London.
  • {PHR} rezervasyon: Lütfen bir sonraki Londra uçuşuna rezervasyon yapın.
preserve Hear the Pronunciation! {prı'zɜ:rv}
  • {N} reçel, konserve
  • {V} korumak, muhafaza etmek, konserve yapmak
preserver Hear the Pronunciation! {prı'zɜ:rvər}
  • {N} koruyucu, koruyucu madde, konserve yapan kimse, korucu [av]
preserves {prı'zɜ:rvz}
  • {N} reçel, konserve
reserve fund
  • {N} ihtiyat akçesi
reserve officer
  • {N} yedek subay
reserve price
  • {N} son fiyat, en düşük fiyat, açılış fiyatı [müzayede]