Dictionary, Free Dictionary - MyDictionary.net

Turkish Dictionary, English Turkish Dictionary

Definition of " engage " in Turkish Dictionary
Direct results
English » Turkish
engage Hear the Pronunciation! Hear the Pronunciation! {ın'geıdʒ}
  • {V} söz vermek, bağlamak, işe almak, tutmak, kullanmak, çekmek, bağlanmak, garanti etmek, çarpışmaya girmek
Indirect results
English » Turkish
be engaged
  • {V} nişanlanmak
disengage Hear the Pronunciation! {,dısen'geıdʒ}
  • {V} kurtarmak, salıvermek, boşa almak, ilişkisini kesmek, çözmek, kurtulmak, geri çekilmek (ask.)
disengage the clutch
  • {V} debriyajı boşa almak
disengaged Hear the Pronunciation! {dısın'geıdʒd}
  • {A} boş, serbest
disengagement Hear the Pronunciation! {,dısen'geıdʒmənt}
  • {N} bağlantı kesilmesi, serbest kalma, çözülme, geri çekilme (ask.), ilişkinin kesilmesi
engage attention
  • {V} dikkat: dikkatini çekmek, ilgisini çekmek
engage in
  • {V} uğraşmak, bir işe girişmek, meşgul olmak, kalkışmak, çarpışmaya girmek
engage in conversation
  • {V} konuşmaya tutmak, lafa tutmak
engaged Hear the Pronunciation! {ın'geıdʒd}
  • {A} bağlanmış, nişanlı, rezerve, tutulmuş, meşgul, dolu
engaged to be married
  • {A} nişanlı
engagement Hear the Pronunciation! {ın'geıdʒmənt}
  • {N} söz, nişanlanma, sözleşme, nişan, taahhüt, yükümlülük, sorumluluk, randevu, uğraş, birbirine geçme, çarpışma
get engaged
  • {V} nişanlanmak
greengage Hear the Pronunciation! {'gri:n,geıdʒ}
  • {N} frenkeriği, bardakeriği
pre-engage {,pri:ın'geıdʒ}
  • {V} önceden söz vermek, önceden taahhüt etmek, önceden bağlanmak, önceden ayarlamak
unengaged {,ʌnın'geıdʒd}
  • {A} serbest, boş, nişanlı olmayan, sözlü olmayan