Dictionary, Free Dictionary - MyDictionary.net

Turkish Dictionary, English Turkish Dictionary

Definition of " disease " in Turkish Dictionary
Direct results
English » Turkish
disease Hear the Pronunciation! {dı'zi:z}
  • {N} hastalık, rahatsızlık, illet
Indirect results
English » Turkish
Bright's disease
  • {N} nefrit (tıp.), böbrek yangısı
caisson disease {'keısɒndı,zi:z}
  • {N} vurgun
deficiency disease
  • {N} zafiyet, yetersiz beslenme sonucu rahatsızlık
diseased Hear the Pronunciation! {dı'zi:zd}
  • {A} hasta, hastalıklı, rahatsız
Do you have any chronic diseases?
  • {PHR} kronik: Kronik herhangi bir hastalığınız var mı?
foot-and-mouth disease
  • {N} hastalık: şap hastalığı
heart disease
  • {N} kâlp hastalığı, kâlp rahatsızlığı
hoof-and-mouth disease
  • {N} hastalık: şap hastalığı
I have a contagious disease.
  • {PHR} bulaşıcı: Bulaşıcı bir hastalığım var.
I've never had this disease before.
  • {PHR} hastalık: Bu hastalığı daha önce hiç geçirmedim.
incidence of a disease
  • {N} hastalananların sayısı, hastalanma oranı
mental disease
  • {N} akıl hastalığı
Parkinson's disease
  • {N} hastalık: parkinson hastalığı, titremeli felç
parrot disease
  • {N} papağandan bulaşan bronşik zatürre
stress disease
  • {N} stres hastalığı
systemic disease
  • {N} tüm vücudu etkileyen hastalık
the course of a disease
  • {N} hastalık: hastalığın seyri
venereal disease
  • {N} zührevi hastalık
vernacular disease
  • {N} bölgesel hastalık