Dictionary, Free Dictionary - MyDictionary.net

Turkish Dictionary, English Turkish Dictionary

Definition of " Love " in Turkish Dictionary
Direct results
English » Turkish
love Hear the Pronunciation! {lʌv}
  • {N} aşk, sevgi, sevda, tutkunluk, sevgili, yar, hayranlık
  • {V} sevmek
Indirect results
English » Turkish
-lover
  • {SUFF} sever
an iron hand in a velvet glove
  • {ID} tatlılıkla gizlenen sertlik
ardent love
  • {N} ateşli aşk
bath glove
  • {N} kese
be hand in glove
  • {ID} içli dışlı, canciğer, işbirliği içinde
be in clover
  • {ID} hali vakti yerinde olmak, refah içinde yaşamak
be in love
  • {V} aşık olmak
bear love
  • {V} sevgi duymak
being in love
  • {N} aşıklık
being loved
  • {N} sevilme
beloved Hear the Pronunciation! Hear the Pronunciation! {bı'lʌvıd, bı'lʌvd}
  • {A} sevgili, sevilen, can
  • {N} sevgili, can
best loved
  • {A} en sevilen
better loved
  • {V} daha çok sevilen
blind love
  • {N} ihtiraslı aşk
boxing glove
  • {N} boks eldiveni
calf love {'kæflʌv}
  • {N} çocukluk aşkı, gençlik aşkı
clove Hear the Pronunciation! Hear the Pronunciation! {kləʋv}
  • {N} karanfil, karanfil tanesi, diş, sarımsak dişi, cleave
clove of garlic
  • {N} sarımsak dişi
clove pink
  • {N} karanfil: bir tür karanfil
cloven Hear the Pronunciation! {'kləʋvən}
  • {A} yarık, çatlak, ayrık
Turkish » English
pulover
  • {N} pullover
Sloven
  • {A} Slovene
  • {N} Slovene
Slovence
  • {N} Slovene
Slovenya
  • {A} Slavonian
  • {NPR} Slavonia, Slovenia
Slovenyalı
  • {N} Slavonian