Dictionary, Free Dictionary - MyDictionary.net
Definition of " iyi " in Turkish English Dictionary
Results
iyi
  • {A} good, fine, fair, well, all right, alright, great, okay, OK, sound, agreeable, comfortable, decent, enough: well enough, gratifying, happy, just, kind
  • {ADV} well, fine, decently
  • {N} B
aceleyle giyinmek
  • {V} huddle
Pencereyi açabilir miyim?
  • {PHR} open: May I open the window?
Adresinizi alabilir miyim?
  • {PHR} address: May I have your address?
Ağrı kesici alabilir miyim?
  • {PHR} painkiller: Can I have some painkillers?
Lütfen ağrıyı giderecek bir şeyler yapın.
  • {PHR} pain: Please, do something for the pain.
ağzı iyi lâf yapmak
  • {V} talker: be a good talker
iyi akşamlar!
  • {INTRJ} afternoon: good afternoon!
Aynı gün aktarma yapabilir miyim?
  • {PHR} connection: Can I make a connection on the same day?
alıcıyı göndererek çekim
  • {N} panning
Havaalanında alışveriş yapabilir miyiz?
  • {PHR} shopping: Can we do some shopping in the airport?
Aynı gün alabilir miyim?
  • {PHR} service: Same-day service?
Elime alabilir miyim?
  • {PHR} pick: May I pick it up?
Kaleminizi alabilir miyim?
  • {PHR} borrow: Can I borrow your pen?
Anahtarınızı alabilir miyim?
  • {PHR} key: Can I borrow your key?
Sizi anneannem ile tanıştırabilir miyim?
  • {PHR} grandmother: May I introduce you to my grandmother?
Arabanızı alabilir miyim?
  • {PHR} car: Can I borrow your car?
araları iyi olmak
  • {V} term: be on good terms with, stand in with
Direkt arayabilir miyim?
  • {PHR} dial: Can I dial directly?
arası iyi
  • {ADV} term: on good terms
arası iyi olmak
  • {V} term: be on good terms with
araziyi çeviren çit
  • {N} ring fence
araziyi köşe bucak aramak [köpek]
  • {V} quarter
Aspirin alabilir miyim?
  • {PHR} aspirin: Can I have some aspirin?
aşırı şık giyinmek
  • {V} overdress
ata iyi binen kadın
  • {N} horsewoman
Kitaplara göz atabilir miyim?
  • {PHR} browse: May I browse?
ayağa kalkacak kadar iyileşmiş
  • {A} out and about
Bu ayakkabıyı tamir edebilir misiniz?
  • {PHR} shoe: Can you repair these shoes?
aynı acıyı hissetmek
  • {V} sympathize
Ayrıntılı fiş alabilir miyim?
  • {PHR} itemized: Can I have an itemized bill?
baskıyı azaltma
  • {N} decompression