Dictionary, Free Dictionary - MyDictionary.net
Definition of " gage " in English Turkish Dictionary
Results
gage Hear the Pronunciation! {geıdʒ}
  • {N} rehin, teminât, düelloya davet için yere atılan eldiven, ayar, ölçü, mermi çapı, kalibre, caneriği
  • {V} rehin vermek, ölçmek, tartmak, kalibresini ölçmek
engage attention
  • {V} dikkat: dikkatini çekmek, ilgisini çekmek
bag and baggage
  • {ADV} pılısını pırtısını toplayıp, tasını tarağını toplayarak
baggage Hear the Pronunciation! {'bægıdʒ}
  • {N} bagaj, valiz, yol eşyası, ordu yükü, sevimsiz yaşlı kadın, moruk, şımarık kadın, civelek kız, haspa
How much baggage can I take?
  • {PHR} valiz: Yanımda ne kadar valiz getirebilirim?
I can't find my baggage.
  • {PHR} bagaj: Bagajımı bulamıyorum.
I'd like to send this baggage to London.
  • {PHR} valiz: Bu valizi Londra'ya göndermek istiyorum.
I don't have any baggage.
  • {PHR} valiz: Valizim yok.
May I have my baggage back?
  • {PHR} valiz: Valizimi geri alabilir miyim?
My baggage is broken, and some things are missing.
  • {PHR} bagaj: Bagajım kırılmış ve bazı şeyler eksik.
Please send someone for my baggage.
  • {PHR} valiz: Valizim için lütfen birini yollar mısınız?
Please take this baggage to the taxi stand.
  • {PHR} bagaj: Bu bagajı taksi standına taşıyın lütfen.
Send my baggage to the hotel, please.
  • {PHR} valiz: Valizlerimi otele yollayın lütfen.
This is my baggage.
  • {PHR} bagaj: Bu benim bagajım.
Where can I get my baggage?
  • {PHR} bagaj: Bagajımı nereden alabilirim?
baggage allowance
  • {N} bagaj haddi
baggage check {'bægıdʒtʃek}
  • {N} bagaj belgesi, eşya makbuzu
baggage claim
  • {N} bagaj teslim yeri
baggage hold
  • {N} bagaj yeri
blanket mortgage
  • {N} genel ipotek
bulk mortgage
  • {N} taşınır mal ipoteği
baggage car
  • {N} vagon: eşya vagonu, furgon
Do you have any carry-on baggage?
  • {PHR} alacak: Yanınıza alacağınız bir şey var mı?
You have too much carry-on baggage.
  • {PHR} taşımak: Yanınızda taşımak için çok fazla şey almışsınız.
Where are the luggage carts?
  • {PHR} çekçek: Bagaj taşıma çekçeği nerede?
chattel mortgage
  • {N} taşınır mal rehini
Where is the baggage check?
  • {PHR} check: Bagajımı nerede check ettirebilirim?
disengage the clutch
  • {V} debriyajı boşa almak
We'll inform you when your baggage is delivered.
  • {PHR} vermek: Bagajınız ulaştığında biz size haber vereceğiz.
disengage Hear the Pronunciation! {,dısen'geıdʒ}
  • {V} kurtarmak, salıvermek, boşa almak, ilişkisini kesmek, çözmek, kurtulmak, geri çekilmek (ask.)
disengaged Hear the Pronunciation! {dısın'geıdʒd}
  • {A} boş, serbest
disengagement Hear the Pronunciation! {,dısen'geıdʒmənt}
  • {N} bağlantı kesilmesi, serbest kalma, çözülme, geri çekilme (ask.), ilişkinin kesilmesi