Dictionary, Free Dictionary - MyDictionary.net
Definition of " için " in Turkish English Dictionary
Results
için
  • {ADV} cause: in the cause of, pro
  • {CONJ} so, so as to, that
  • {PREP} for, pro, seeing, order: in order to, account: on account of
acı içinde
  • {ADV} harrow: under the harrow
acılar içinde can çekişme
  • {N} death throes
Odamda tıraş makinem için adaptör var mı?
  • {PHR} adaptor: Is there an adaptor in my room?
af için yalvarma
  • {N} appeal for mercy
afyonla sersemletip gemide çalışması için kaçırmak
  • {V} shanghai
ağızdan lâf almak için söylenen söz
  • {N} draw
alay için
  • {ADV} play: in play
alevler içinde
  • {ADV} ablaze, aflame
alevler içindeki
  • {A} afire, aflame
alıcının çoğaltarak başkalarına yolladığı mektup
  • {N} chain letter
alıcının gücü
  • {N} receptivity
Beni aldığınız için çok teşekkür ederim.
  • {PHR} pick: Thank you for picking me up.
anahtar, saat vb. taşımak için bele takılan zincir
  • {N} chatelaine
anlaşmazlık içinde olmak
  • {V} feud
antreman için rakibi varmış gibi boks yapma
  • {N} shadowboxing
Araba için ücretiniz ne kadar?
  • {PHR} car: What is the charge for a car?
Aradığınız için teşekkürler.
  • {PHR} call: Thank you for calling.
Benim için arar mısınız?
  • {PHR} dial: Can you dial for me?
araştırma yapmak [karar için]
  • {V} shop around
at arabası tekerine dönmemesi için sokulan çomak
  • {N} spoke
ateşi düşürmek için ıslak bezle sarma
  • {N} wet pack
atın diz içindeki yara
  • {N} grape
atış menzili içinde
  • {ADV} gunshot: within gunshot
Atıştırmak için bir şeyler rica ediyorum.
  • {PHR} snack: I would like a snack.
atıştırmak için
  • {N} appetizer
atların ve bakıcının kaldığı küçük bina
  • {N} remise
atların yarış için toplanmaları
  • {N} gymkhana
ayılmak için dolaşmak
  • {V} walk off too much drink
Bunu benim için ayırtın lütfen.
  • {PHR} hold: Please put this on hold for me.
bakımı için anlaşmak [çocuk]
  • {V} farm out
Çocuklar için basit oyunlarınız var mı?
  • {PHR} easy: Do you have easy games for children?